“Ekmek”.. Betonların İçinde..?

Bir umudun peşine düşüp gelmişlerdi 1976 yılında Ankara’ya.
Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Hacı Musa köyünde kalmalarını gerektirecek hiç bir nedenleri yoktu.
Ne geçinebilecekleri arazileri vardı, nede ırgatlık yapacak ağaları. Güzel bir iş, güzel bir yaşam hayalleri ile vurdular sırtlarına iki kazan, bi döşek misali gurbet ellere kendilerini. Koskoca Ankara’da elbette onlara göre işler olacaktı. Hayallerinin yıkılması için fazla zamanın geçmesine gerek kalmadı. Buldular kendilerini İsmet paşanın yıkık, dökük iki göz gecekondusunda.
Hakkı Çağlan ile bir inşaatın enkazında, betonlara balyoz sallarken rast geldik. Her balyozu indirdiğinde el kadar beton parçası kopuyor, ekmeğine biraz daha yaklaşıyordu. Hasan çıkarmasa, o demirler kamyonlarla çöplüğe gidecek heba (israf) olacaktı. “Kolay gelsin arkadaş, hele az bi nefes al” dediğimizde, elinin tersiyle alnındaki terlerini silerek, “Abi nasıl durayım, akşam olacak azsonra, daha çıkardığım demir 50 kilo bile olmadı”. İşleri zordu anlaşılan. Yanında, askerden yeni gelen lise mezunu oğlu Serdar’la beraber, akşama kadar 100 kiloya yakın demir çıkaracaklarını tahmin ediyordu. Bunun karşılığı da 25 YTL. İdi. Sosyal güvenceleri olmayan aile,100 YTL lik gecekonduda kirada oturuyorlardı.”Kolay gelsin” diyerek yanlarından ayrılırken, “Abi ne olur yazın, hiç kimse ‘ekmek israfı’ yapmasın. Hem kazanması zordur, hem günahtır” demeyi ihmal etmedi.
(ekmek israfı yaparken bir kez daha düşünün-hatta; giysi,ilaç,çeşitli eşyalar gibi)
Bulgur İzdihamı

Yukarıdaki resmi TV haberlerinden aldık.
Maalesef Ülkemizde buna benzer görüntüleri sıkça görmek mümkün.
Şimdi birileri bunun adına yardım dağıtma diyordur mutlaka.
Halkın veya devletin yardımlarını dağıtmadaki beceriksizlikler bu görüntülerin yaşanmasına sebep oluyorlar. Verilecek 10 Kilogramlık bulgur için insanlar birbirlerini acımasızca çiğniyor. Güçlü ve yüzsüz olanların önlerde yer alması çok doğal. Halbuki yardımlar yerinde ve zamanında yapılırsa “yardım” yerine geçer. Lütfen yardım dağıtımlarında biraz daha dikkatli olalım, beceriksizlerin ellerinde yardım olmaktan çıkmasın..
Özgüven 'suç' işlemeyi sürdürecek
Sosyal belediyecilik çerçevesinde hizmet ürettiklerini belirten İzmir’ e bağlı Dikili Belediye Başkanı Özgüven "İnsanların yaşam kalitesini arttırmayı istiyoruz. Bu uğurda verilemeyecek hesabımız yok" dedi

Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP) Dikili belediye başkanı Osman Özgüven; " Evine bir ekmek yerine iki ekmek alan kişi, sanırım belediyeden şikâyet etmiyordur. Hastanede cebinde parası olmadığı için tahlil yaptıramayan kişi, ücretsiz sağlık hizmeti karşısında tepki göstermiyordur. Bizim anlayışımıza göre parası olana değil, tüm yaşayanlara sağlık ilkesi esastır. Bu çerçevede sürdürdüğümüz, sosyal belediyecilik anlayışımız kesintisiz biçimde devam edecek. İlçede yaşayan insanların yararına yaptığımız bu uygulamalar suç ise açıkça söylüyorum suç işlemeye devam edeceğim."
Halka 10 tona kadar suyu ücretsiz dağıtan, ekmeği 25 kuruşa satan, sağlık hizmetini parası olana 1 YTL, bunu da bulamayana bedava sağlayan ve bu uygulamaları nedeniyle "görevini kötüye kullandığı" gerekçesiyle suçlanan Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, "Bu yaptıklarım suç ise ben suç işlemeye devam edeceğim" dedi.
Akyazı Belediyesi’nden Kampanya:
SİLAHLA OYUN OLMAZ, SİLAHIN OYUNCAĞI OLMAZ!
OYUNCAK SİLAHINI GETİR, BİR KİTABIN OLSUN!
Hiç kuşkusuz, bir toplumdaki sosyal sorunların önemli çözüm odaklarından biri yerel yönetimlerdir. Geçtiğimiz hafta Akyazı Belediye Başkanı Yaşar Yazıcı’dan aldığımız mesaj, Türkiye’de bireysel silahsızlanma konusundaki çalışmalarımızın toplumda karşılık bulduğunu gösteren, umut verici çalışmalardan birini haber veriyordu.

Haymana Kaymakamlığı’nın “Düğünlerde Silaha Hayır” çalışması, Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü’nün “Silahlar Kalem Olsun” kampanyasından sonra, son derece başarılı bir başka bireysel silahsızlanma kampanyası daha Akyası Belediyesi tarafından yapılıyor. Bir başarı öyküsü olarak Akyazı Belediyesi’nin “Oyuncak Silahını Getir, Bir Kitabın Olsun” kampanyasına dikkat çekelim.
Kampanyanın amacı şöyle belirlenmiş:
“Son yıllarda yurdumuzda bireysel silah bulundurması ve kullanması hızla artmaktadır. Bu durum tamir edilemez sonuçlar doğurmakta , çoğu çocuk olmak üzere bir çok insanımızın ölmesi veya sakat kalmasıyla sonuçlanan olayların meydana gelmesine ve büyük acıların yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Televizyonlarda yer alan bazı diziler başta olmak üzere, kitle iletişim araçlarında bu yöndeki dikkatsiz, bazen teşvik edici haberler ve yapımlar, çeşitli yörelerimizdeki bazı adet ve geleneklerde yer alan silah atma merakını anlatan programlardaki özendirici haberler, ruhsatsız silah kullanımına verilen cezaların caydırıcı olmaktan uzak olması ülkemizde silah bulundurmaya olan özentinin artmasına ve silah kullanma ortamlarının genişlemesine sebebiyet vermiştir.
Bu nedenle başta devlet olmak üzere, sivil toplum örgütleri ile bazı kurum ve kuruluşların bu yönde bir takım tedbirler almasına veya gönüllü olarak bazı faaliyetlerde bulunmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Buradan hareketle, sivil toplumu bilgilendiren bir çok konuda öncülük etmiş olan Belediyemiz tarafından en büyük silahın “Bilgi” olduğunu vurgulamak amacı ile “ Oyuncak Silahını getir, Bir Kitabın olsun “ kampanyası başlatılmıştır.